Spread the love

İLK GÖRÜŞTE AŞK VARDIR AMA BAZEN ‘BİR ELEKTRİKLENME OLDU’ DA DERLER. AŞK KISMINI BİLMEM AMA BMW i3 MODELİ SİZİ ELEKTRİKLENDİREBİLİR…

BMW’nin bir alt markası olarak hayat buldu. Lanse ederken de ‘Doğuştan Elektrikli’ denildi. Adı BMW i3! Bugüne kadar globalde 100 binden fazla kişinin test sürüşü için başvurduğu bir model o. Tamamen elektrikli bu premium, 2014 yılından itibaren ülkemizde de satılacak. Onu daha yakından tanımak isteyenler 29 Kasım-8 Aralık tarihlerinde Kanyon AVM’nin önünde kurulan BMW i Teknoloji Üssü’ne gidebilir. Eğer 8 Aralık sonrasında bu sayfayı okuyorsanız, satırları okumaya devam edebilirsiniz. Bu aracın en büyük özelliği, konsept modeli ile aynı olması. Tamamen doğal malzemelerden üretilen bir model. Yani gitmek için elektrik kullanıyor ve sıfır emisyon ile dünyayı kirletmiyor hem de ona hayat veren malzemeler de özel olarak geliştiriliyor. Karbonu, koltuk döşemesi, kapı içleri neredeyse tamamı doğal ve özel olarak hazırlanan malzemeler ile üretiliyor. Yani tam bir çevreci. Devşirme değil! Bir model üzerinden geliştirilerek, elektrik motoru takılarak hayat bulmuyor. Sloganındaki gibi ‘Doğuştan Elektrikli’ BMW i3. Ön tanıtım kapsamında ülkemizde yer aldı. Seri üretimi de geçtiğimiz aylarda başladı. Hatta bazı Avrupa ülkelerinde kademeli olarak ilk müşterilerine teslim edildi. Tasarım olarak çok şık. Önde motor yok ama motor kaputu bildiğimiz cinsten. Yani otomobilin doğası birebir yansıtılıyor. Izgara bölümüne sanki ızgara varmış gibi tasarım zekası kullanılarak BMW çizgileri yerleştirilmiş. Gözünüzün gördüğü en uzak mesafeden de görseniz onun bir BMW olduğunu anlarsınız. Bu elektriği bol otomobilin 170 HP gücü bulunuyor. 250 Nm’lik torku bu güce destek oluyor. 0-100 km hızlanması 7,2 saniye! İki farklı menzile olanak sağlayan bir teknolojiye sahip. Baştan aşağı elektrikli tahrik sistemi ile çalışacak şekilde tasarlanan, dünyanın ilk premium otomobili olma özelliği de ona ait. LifeDrive yapısı ve karbon fiber takviyeli plastik (CFRP) yolcu bölümüne dayanan eşsiz araç mimarisi gibi, elektrik motoru, güç elektroniği ve yüksek voltajlı lityum iyon bataryası de BMW eDrive programı altında BMW Group tarafından bağımsız olarak geliştirilmiş ve üretilmiş bir model.

Motorunun ağırlığı sadece 50 kg. BMW Group’un tahrik sistemi geliştirme mühendislerince yapılandırılan, BMW i3’ün tek pedallı kontrol konsepti hoş bir sürüş deneyimi yaşanmasına da katkıda bulunur. Elektrik motoru sürüş (drive) modundan alternatör moduna geçerek lityum iyon bataryayı besler. Aynı zamanda tam ve kesin şekilde kontrol edilebilen bir frenleme etkisi de yaratır. Bu geri kazanım işlemi hıza duyarlıdır, yani otomobil yüksek hızlarda azami verimlilikle “kendi hızıyla, gaz pedalına basılmadan seyreder (coast)” ve düşük hızlarda ise güçlü bir frenleme etkisi meydana getirir.

Lityum iyon batarya, gündelik sürüşte 130 ile 160 km menzil sağlıyor. Bu menzili Eco Pro modunda 20 km kadar artırabiliyorsunuz. İsteğinize göre BMW i3’ü, belirli bir değerin altına düştüğü anda, hareket halindeyken lityum iyon bataryanın şarjını sabit bir seviyede tutan menzil uzatıcı motorla da alabiliyorsunuz. Bu durum 34 HP güç üreten ve arka aksın üzerinde, elektrik motoruna bitişik şekilde yerleştirilen 650 cc’lik iki silindirli benzinli motor tarafından yerine getiriliyor. Menzil uzatıcı günlük sürüşte azami olarak 300 km’ye kadar artırıyor.

27 Kasım’da yapılan açıklamada BMW i3, Euro NCAP çarpışma testinden de 4 yıldız aldı. Çok kısa bir sürüş deneyimi yaşadım. Hatta tanışma diyelim. Ama çok zevkliydi. Sessiz bir şekilde ilerlediğiniz BMW i3’ün ivmelenmesi şaşırtıcı. Dip gaz yapıp, yüksek hızlara çıkıyorsunuz ve ayağınızı gazdan çektiğiniz anda otomatik olarak fren yapıyor. Yani frene basmıyorsunuz! Fakat trafikte bu tehlikeli olabilir değil mi? Hızlı bir şekilde seyir halindesiniz ve ayağınızı çektiğiniz anda fren! Arkadan gelen otomobil? İşte bu detay önemli ve bunu atlamayan bir teknoloji! Siz ayağınızı gazdan çektiğiniz anda fren yapan i3’ün arka stoplardaki fren lambaları yanıyor ve arkanızdan seyreden aracın güvenliği de sağlanmış oluyor. Hatta sizin de!

İç mekan çok geniş. Arka kapılar ters açılıyor ve arka kapıları kapattıktan sonra ön kapıları kapatabiliyorsunuz. Oldukça şık ve çekici bir iç mekanı var. Malzemeler için ‘kalite’ sözcüğünü kullanmıyorum bile! Çünkü tamamen özel üretim, doğal malzemeler! Sert koltuk yapısı ve yüksek oturma pozisyonu sayesinde görüş açısı çok iyi. Kişisel fikrimi sorarsanız, ben hayran oldum. 2014 yılında ülkemizde satışına başlanacak ve şimdiden merak ediyorum tüketicinin nasıl bir talep göstereceğini….

Yazı: Aykut Özdek

Did you like this? Share it:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Instagram did not return a 200.

Bizi Takip Edin.