Spread the love

Yazı: Simge Fıstıkoğlu / Fotoğraflar: Serhat Özdek

KLOSTROFOBİM YOK! ASANSÖRDE KALMAKTAN KORKMAM. TÜNELE GİRİNCE RUHUM DARALMAZ. FAKAT, ZARURETTEN DE OLSA, ‘DARALTILMIŞ’ MEKANLARI ÇOK SEVMEM. RÜYA TATİLİM MAVİ YOLCULUK DEĞİLDİR BU YÜZDEN. DÜNYANIN EN LÜKS TRANSATLANTİĞİ DE OLSA KİMSE BİR KAMARAYA TIKAMAZ BENİ. KARAVAN KONUSUNA HİÇ DEĞİNMİYORUM BİLE.

Bu sebeple Smart’ı kullanırken daralabileceğimi düşündüm en başta. Daha önce iki kişilik bir spor otomobil kullanmıştım ve ‘Konserve gibi’ demiştim içimden. Smart ise bambaşka bir his yarattı bende. İlk bindiğim anda yüksekliği hoşuma gitti. Bu denli ufak bir otomobilden fazla kuvvet beklemeyecek kadar realist bir insanım. Bu sebeple saatte 145 km maksimum hıza erişebilen Smart’ın sınırlarını fazla zorlamadım. Küçük otomobillere dair en sık dile getirilen korku, yüksek hızda savrulma ihtimalidir. Savrulmayı engelleyen ESP, yani ‘Elektronik Denge Programı’ ile bu tehlike olabildiğince bertaraf ediliyor. Güvenliğe dair diğer ayrıntılar da dikkat çekici. Tasarımda kritik noktalarda çelik levhalar kullanılmış. Yüksek koltuk ve darbe emici lastiklerle olası çarpmalarda hasarın azaltılması amaçlanmış.

Gelelim, Smart’ın en gururlandığı özelliğine; yani boyutlarına… Yıllar önce Roma’ya ilk gittiğimde Smart’ların fazlalığı dikkatimi çekmiş, orada yaşayan arkadaşıma sebebini sorduğumda; ‘Romalılar için şehrin en önemli noktası ne Collesium, ne Trevi Çeşmesi, ne İspanyol merdivenleridir. En kıymetli yer, park edebildikleri yerdir’ yanıtını almıştım. Yıllar içinde maalesef İstanbul’da korkarım bir tek konuda Roma’ya benzedi. Artık bu şehirde işlerimi, görüşmelerimi ve çekimlerimi trafiğe ve park edebilme imkanıma göre ayarlayorum. İşte bu bakımdan Smart, ismiyle müsemma şehir içi kullanım için en akıllıca tercihlerden biri. Üstelik aracı, Süper Lig’in 34. Haftasında test ettim ve Galatasaray’ın Trabzonspor’u 2-0 yenerek şampiyonluk kupasını kaldırdığı maça Smart ile gittim. Şuna eminim, park sıkıntısı en az yaşayan ve staddan en hızlı çıkan kişi kesinlikle bendim.:)

Teknoloji ilerleyip, doğal kaynaklar azaldıkça elektrikli otomobiller daha da önemli hale geliyor. Tek sefer şarjla 140 km. sürüş imkanı tanıyan elektrikli Smart, 100 km/s hıza 13 saniyeden kısa bir sürede ulaşıyor. Yeşil/Beyaz tasarımıyla da çevreci imajını da perçinliyor. Renklere değinmişken, pratik ve eğlenceli bir araba Smart ancak renk seçenekleri gri, siyah, bordo gibi klasik renklerle sınırlı. Bence enerjisini yansıtacak daha muzip tonlarla yollara daha çok renk katabilir…

 

Did you like this? Share it:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Instagram did not return a 200.

Bizi Takip Edin.