Spread the love

Aile tipi bir kullanışlılık aramıyorsanız Toyota size ilginizi çekecek detaylarla dolu, çok az yakan ve farklı bir crossover vaat ediyor: C-HR. Fakat biraz atletik yetenekler bekliyorsanız hibrit motor hevesinizi kursağınızda bırakacak.

Juke, Qashqai ve onları takip eden onlarca model crossover piyasasını domine ederken Toyota direksiyon başında uyuyakalmış gibiydi. Ayrıca markanın uzun zamandır modellerinin neye benzediğini önemsemediği de ortadaydı. Prius ile aynı platformda yükselen C-HR ise hem Toyota sıkıcılığından uzak bir tasarıma sahip, hem de markayı önlenemez biçimde büyüyen kompakt crossover sınıfına sokuyor.

“C-HR,” Türkçeye “yüksek coupe” diye çevirebileceğimiz “Coupe-High Rider”ın kısaltması. İsminin anlatmaya çalıştığı gibi bu otomobil bir coupe, hatchback ve crossover karışımı. Toyota’nın kullanışlılık ya da hacim gibi konuları pek dert etmediğini ve müşterileri tarz sahibi bir otomobille etkilemeye çalıştığını görmek kolay. Köşeli ve birbiriyle çakışan çizgileri herkes beğenmeyebilir ancak otomobilin dikkat çektiği ve yolda kendine has, güçlü bir duruşa sahip olduğu çok açık.

Tasarım doğal olarak otomobilin arkasını kullanışsız hale getiriyor, daha çok bagaj hacmi ve ve daha geniş bir arka yaşam alanı sunan rakipleri var. Camların garip şekli ve yükselen çizgisi arkayı fazladan karartıyor ve sizi koca bir plastik parçayla başbaşa bırakıyor. Ön tarafta ise böyle problemler yok, fakat yolcu koltuğunun yükseklik ayarının olmaması uzun boyluları zora sokabilir. Yüksek sürüş pozisyonu sportiflikten uzak ancak hem yola daha hakim olduğunuz hissini veriyor hem de ince A sütunları ve kelebek camlarıyla birlikte görüş açılarını iyileştiriyor. Diğer taraftan direksiyonu biraz daha kendime yaklaştırabilmeyi isterdim.

Klima düğmelerinin başka modellerle ortak olmak yerine C-HR’a özgü olması, Toyota’nın bu otomobile ne kadar önem verdiğini gösteren küçük detaylardan. Tüm düğmeler mantıklı ve ergonomik bir biçimde yerleştirilmiş, dokunmatik multimedya ekranı da yeterince fonksiyona sahip. Ancak kullanımı kolay değil ve hiç fiziksel buton barındırmıyor. Ekranın çözünürlüğü ve işletim sisteminin hızı da pek iyi değil. İçeride çoğu noktada elmas şeklinde detaylar var; düğmelerde, döşemelerde, hatta tavan kaplamasında bile. Kabin ilgi çekici ve üzerinizde bıraktığı ilk etki kaliteli, ancak detayları kurcalayınca bazı malzemelerin ucuz seçildiğini görebiliyorsunuz. Bir de direksiyondaki trim parçaları biraz dikkatsizce monte edilmiş, kolaylıkla yerinden oynatabiliyorsunuz.

Oyunbozan motor

C-HR’ı kullanması epeyce kolay; direksiyon hafif, CVT şanzıman şehir içinde konforlu. Otomobil bozuk yollarla ve tümseklerle çok iyi başa çıkıyor. Otoyolda da sakin ilerleyen C-HR’ın tek problemi 100 km/s civarında başlayan ve artarak devam eden rüzgar sesi ile zemine göre ortaya çıkan lastik gürültüsü olabilir. C-HR konforlu yapısına rağmen şaşırtıcı bir şekilde iyi de yol tutuyor; hızlı virajlarda ön tekerlekler ne derseniz onu yapıyor, direksiyon hafif fakat çok net tepkiler veriyor. Limitlere yaklaştıkça otomobilin önü tutunmaktan vazgeçmiyor, arkası ise hafif hafif açılarak eşlik ediyor. Fakat tam virajdan hızlanarak çıkmak isterken motor oyunu bozuyor.

Platformu gibi C-HR’ın motoru da Prius ile aynı ve bu makine Toyota’nın “Corolla sıradanlığı”nı kıramadığı tek detay. 1.8 litre hacmindeki hibrit ünite 120 HP güç üretiyor ve otomobilin ağırlığı altında eziliyor, otomobili hızlandırmak konusunda oldukça isteksiz davranıyor. CVT şanzıman konforlu, fakat beklendiği üzere performans konusunda elinden bir şey gelmiyor. Toyota’nın otomobilin çoğu noktasında cesur davrandığını görünce motorun da bunun altını doldurmasını bekliyorsunuz. Gerçi hibrit 1.8’in keyif veren bir tarafı var: Yakıt tüketimi. İstanbul trafiğinde 4, hatta duruma göre 3,5 L/100 km ortalamayla gezmek C-HR için çocuk oyuncağı.

Hybrid modelin baz versiyonu 199 bin TL’den başlıyor, kullandığım Diamond donanımlı model ise ekleyeceğiniz opsiyonlardan önce 225 bin TL’lik bir etikete sahip, ancak ÖTV teşviğiyle biraz daha aşağı indebiliyor. C-HR, çoğu detayında Toyota’nın çok çalıştığını ve doğru sonuçlara ulaştığını kanıtlıyor. 1.8 hibritin tüketimi küçük dizelleri bile kıskandıracak seviyede fakat C-HR kesinlikle daha heyecanlı bir motoru hak ediyor.

Can Tangüner

Did you like this? Share it:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Instagram has returned invalid data.

Bizi Takip Edin.