Spread the love

28 Yıl Sonra, Yeni Nesliyle Karşınızda

Mercedes G serisi, Mercedes’in Unimog’tan sonra en uzun süredir satışta olan model ismi. Ama asıl rekor 463 kasa koduyla 1990’dan beri satışta olan 2. neslinde. Değişen teknolojiye, insanların kullanım alışkanlıklarına, hatta modaya rağmen G serisi değişmedi. Ta ki geçen seneye kadar. 3. Nesil G serisi kapı açma düğmesi ve yedek lastik kapağı dışında her bir parçasına kadar yeni. Önceki nesil artık güncelliğini o kadar yitirmişti ki, yoldaki en ucuz en basit otomobillerde bulunan bardaklık bile yoktu. Bunun sebebi 28 yıllık dar kabin ve kokpit tasarımı. Yeni nesil hem içten hem dıştan büyüdü. Bunu yaparken de ikonik tasarımında sevilen detayları kaybetmedi, her markanın kolaylıkla yapabildiği bir şey değil bu.

4 Litre 8 Silindirlik Canavar

416 beygir 610Nm’luk benzinli motor aslında bloktan AMG ile akraba, ancak onun biraz sulandırılmış versiyonu olarak AMG amblemi olmadan satılıyor. Mercedes’in başarılı otomatik şanzımanı, sürekli 4 çeker 9G-Tronic, bu gücü kesintisiz bir şekilde yere aktarıyor ve bu devasa tork ile başarılı bir şekilde başa çıkıyor. Yakıt ekonomisine geldiğimizde bir şey söylemeden önce elimizdeki rakamlara bakmamız gerekiyor. 8 silindirli 416 beygirlik benzinli motor, 2.5 tonluk bu devi 0’dan 100’e 5.9 saniyede çıkarıyor bu bilgileri içselleştirdikten sonra, şehir içi yakıt tüketimi 22.5lt/100km, şehir dışındaysa 13lt/100km. Bence makul. Zaten G serisi alan müşteri profili, futbolcular, şarkıcılar, Hollywood ünlüleri, ekonomiyle pek alakası olmayan insanlar. Etiket fiyatı da amacın ekonomi olmadığını net bir şekilde söylüyor. Tam tamına 1.800.000₺.

Araziden Ödün Yok

Genelde lüks SUV’lerde gördüğümüz yükselip alçalabilen hava yastıklı süspansiyonlar G’de bulunmuyor, sebebi arazi koşullarına göre hava yastıklarının fazla narin olması. Her ne kadar ön süspansiyonlar konfor ve yüksek süratte stabil sürüş için tam bağımsız çift salıncaklı bağlantılara kavuşsa da, arazi kabiliyeti için arka akslar rijit olarak bırakılmış. Ön bağımsız arka rijit kombinasyonunun ise arazi kabiliyetini aksine arttırdığını iddia ediyor Mercedes. Yanalda 35 derecelik açılara, tırmanma ve inişte ise 45 derecelik açılara kadar kafa tutan bu arazi canavarından şüphe duymak pek mümkün değil. İşler zorlaştığında kilitlenebilir 3 diferansiyel olması ve her şeyi kendi ayarlayan offroad modu bu güveni daha da arttırıyor.

En Büyük Değişiklik İç Mekan

Arazide eskisi gibi iyi, asfaltta ise çok daha iyileşen G serisi, asıl büyük gelişmeyi iç mekanda gerçekleştirmiş. Artık dirseklerinizi gerçekten bir yerlere yaslayabileceğiniz kadar genişleyen kabin, modern bir otomobilde olması gereken saklama gözlerine ve daha da önemlisi ilk defa sunulan bardaklıklara sahip. Gösterge ve multimedya ekranları S serisinden aşina olduğumuz iki adet devasa 12 inçlik ekrana ve ses sistemi 590 watt’lık Burmester ses sistemine sahip. Kısaca eskinin arazi canavarı sonunda şehre adapte olabilecek kadar medenileşmiş.

Aynı Ama Değişik

Kısaca G serisi müşterilerinin sevdiği sert kapı kapanma ve kitlenme sesine kadar eskiye ait sevilen ne varsa tutmayı başarmış, bu sırada günlük hayatı kolaylaştıracak ve şikâyet konusu olan, eleştirilen bütün konuları da başarılı bir şekilde törpüleyerek günümüz standardına kavuşturmuş. 1979’da başlayan ve 1990’dan beri basit güncellemelerle idare eder bu ikonik hikâye sonunda 2019’a yaraşır bir platformla güncellenmiş ve kendine yeni bir sayfa açmayı başarmış. Şimdi sırada her gün biraz daha yaklaşan hibrit ve elektrik dönemine geçiş zorluğu var. Alt segmentlerde Mercedes yavaş yavaş bu yola giriş yapmış olsa da, benim için böyle bir arazi taşıtına bu yola sokmalarını izlemek kişisel bir merak konusu olacak. Kesin olan bir şey var; 3. Nesil G serisi 28 yıl boyunca üretilmeyecek.

 

Did you like this? Share it:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Instagram has returned invalid data.

Bizi Takip Edin.