Spread the love

İlk olarak 1997 ve 2001 yılları arasında görücüye çıkan model, kısa süren hikayesini tamamlamaya geldi.

YAZI: VOLKAN HASKÖY

İlk nesil Ford Puma ile ilgili en sevdiğim detay reklamında Steve McQueen’in oynamasıydı. Ancak konumuz yeni Ford Puma. Farklı tasarımı, yenilikçi teknolojileri ile segmentine yeni bir soluk getiriyor. Şık ve sportif çizgileriyle Ford’un tasarım karakterinde geleceğe doğru yepyeni bir sayfa açıyor. Otomobilin önünde bulunan bal peteği yapısındaki ızgarası ve tasarımı itibari ile ilk neslini andıran LED farları yeni Ford Puma’nın “ben buradayım” deme biçimi.

İç tasarımı ise Ford’un Fiesta modelinden çok da farklı değil. Zaten otomobilin Ford Fiesta’nın üzerine inşa edildiğini küçük bir not olarak ekleyelim. İçerde ergonomi ve eşya gözleri açısından hiçbir problem yaşatmıyor. Panaromik cam tavan hem ferahlık hem de yolculuğunuza keyif katıyor. Yeni Puma’nın arka yaşam alanı ise biraz eleştiri alabilir. 180 cm boyundaki yolcular sınır olarak kabul edilebilir arka koltuklarda. Arkaya doğru eğimli tavan özellikle arka kapı kenarlarında oturan uzun boylular için biraz sınırda. Bu dezavantaj gibi görünüyor ama avantajları da yok değil. Mesela arka ve ön koltukların donanıma bağlı olarak sökülebilir ve yıkanabilir olması, ilk günkü gibi temiz ve yeni kalmasına yardımcı oluyor.

Yeni Puma 456 litrelik bagaj hacmi ile sınıfının lideri ama bagaj kapağının altında bulunan Ford MegaBox ile derin ve çok yönlü bir depolama alanı kullanıcılarını bekliyor. Bu ek depolama alanı, 80 litrelik bir ek bagaj alanı sağlıyor. Bu sayede 115 cm uzunluğunda bir eşyanızı taşımanız mümkün. MegaBox’ın en sevdiğim özelliği kamp sonrasında kirli eşyalarınızı koyabilir veya kamp esnasında içerisini buzlarla doldurarak içeceklerinizi soğutabilirsiniz çünkü bu bölmenin alt kısmındaki kapağı açarak yıkayabilir ya da benim gibi daha aktif kullanabilirsiniz.

Yeni Puma ‘Style’ ve ‘ST-Line’ donanımları ile satışa sunuluyor. ST-Line detaylarında parçalı deri döşeme, LED farlar, dijital yol bilgisayarı, kablosuz şarj ünitesi, B&O ses sitemi gibi donanımlar yer alıyor ve test otomobilimizde olduğu gibi 1.0L Ecoboost 125 PS 7 ileri otomatik ya da 1.0L EcoBoost Hibrit 155 PS 6 ileri manuel seçeneği bulunuyor. Güncellenen renkleri ile 12.3” renkli dijital gösterge paneli oldukça şık. Beş farklı sürüş modu bulunan Yeni Puma’da seçtiğiniz sürüş modu dijital ekrana özel renk seçeneği ile yansıyor.

125 HP  güç ve 200 Nm torka sahip yeni Ford Puma ile yola çıktığınızda ‘ST-Line’ donanım seviyesi ile birlikte gelen spor süspansiyon nedeni ile kimileri için konfor seviyesi sert gelebilir. Ancak biraz tempolu kullanıp otomobil ile iletişime geçmeye başladığınızda meyvelerini topluyorsunuz. Gövdesinin savrulmaması ve şasi dengesi sayesinde virajlardan adeta parmak uçlarında dans ederek çıkıp sürüşünüze keyif atarak sevdiğimiz Ford hissiyatını almamızı sağlıyor. Şehir içerisinde yormazken, otoban sürüşlerinde de izolasyon seviyesi şaşırtıyor. Özellikle 3 silindirli motorun titreşimini hissettirmemesi ve 7 ileri otomatik şanzımanın otoban hızlarında 3000 d/d bulmasına rağmen motor sesini ve rezonansını iletmemesi bizden tam puan aldı.

Özetle, tasarımıyla dikkatleri üzerine çeken Ford Puma, hayatı dolu dolu yaşamayı sevenler için yenilikçi özellikleri ile B SUV segmentinde enerjisi yüksek ve eğlenceli bir otomobil arayanlar için yeni bir nefes.

Did you like this? Share it:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Instagram has returned invalid data.

Bizi Takip Edin.