Spread the love

En ikonik arazi araçlarından biri olan Land Rover Defender yaklaşık 70 yılın ardından tamamen yenilenerek yeni yüzyılın gereksinimlerini karşılayacak bir karaktere büründü.

Yazı: VOLKAN HASKÖY

İlk olarak 1948 yılında satışa sunulan Land Rover Defender, yıllar içerisinde kısa ya da uzun şasi haricinde de, kamyonet, sert tavan, açılabilir tenteli ya da 6 tekerlekli gibi çok çeşitli versiyonlarla üretildi. Land Rover Defender, bugüne kadar 2 milyon adedin üzerinde üretilerek hem dünyanın en çok satan safkan arazi araçlarından oldu, hem de en uzun süreli üretilen otomobiller arasındaki yerini aldı. Uzun yıllardır yenilenmeyen model 2019 Frankfurt Otomobil Fuarı’nda tamamen yenilenmiş haliyle tanıtıldı.

Yeni Defender’ın tasarımı kimileri tarafından çok eleştirildi, kimileri tarafından çok sevildi. Ben “sevenler” tarafındayım. Köklerindeki geleneklerini, tasarım çizgilerini, yeni teknoloji ile harmanlayıp en iyi şekilde sunmayı başarmışlar. Otomobil sektöründe bütün SUV’lar şehirleşirken, sahip oldukları yapılarını kaybeden birçok model gördük ancak Defender kesinlikle onlardan birisi olmamış.

Geçmiş ile gelecek bir arada

Dış tasarımda, kaputun iki yan kenarında eski modele gönderme yapan siyah parçalar bulunuyor. Sol çamurluğun kenarında bulunan ızgara ise istendiği takdirde şnorkel takmak için hazır durumda. Defender’ın arka tasarımına baktığımızda köklerine ne kadar bağlı olduğunu çok daha net görebiliyoruz.

İç mekana geldiğimizde ise dışardan çok teknolojik duran bu SUV’un kokpitinde, birisi hemen ortada bulunan 10 inçlik yeni haber/eğlence sistemi ‘’Pivi Pro”, diğeri ise 12.3 inçlik yüksek çözünürlüklü ‘’İnteraktif Sürücü Ekranı’’ olmak üzere iki adet ekran bulunduruyor. Oldukça sade ve görev odaklı tasarlanmış. Hiçbir düğme kalabalığı olmaksızın sadece kullanıcıya en rahat sürüşü sağlamayı amaçlamış. Paspaslarının altı sert plastik olan Defender her daim araziye hazır. En kirli yolculuklardan sonra bile aracın zemini sert plastik olduğu için çok rahat temizlenecektir. Defender’ın arka koltuklarına binip, inmek için tutamaçlar size yardımcı oluyor. Aracın her yerinde bulunan şarj girişleri ile yolcuların konforu düşünülmüş. O kadar ince ayrıntılara dikkat edilmiş ki koltuk kafalıklarında tablet takacak bir yuva, hemen yanında ise 5 voltluk bir USB girişi konulmuş. Arka taraf demişken, diz ve baş mesafesi Mercedes-Benz S Serisi seviyesinde. Bagaja geldiğimizde ise yine sert plastikten yapılan bir zemin her türlü zor koşula hazır. Kamp ve doğal hayatı sevenler için bagaj alanı içerisinde 220 voltluk fiş takabileceğiniz bir giriş mevcut.

Gelelim yeni Defender’ın konforuna. İç mekandayken dış dünya ile bağınız kesiliyor. Dışarıdaki gürültülü ortamdan haberdar olmak için camlarınızı açmanız gerekiyor. Gürültü kirliliği ile bağınızı koparıyor. Böyle bir arazi aracından pek beklediğimiz bir şey değil ama o bir Land Rover! Toplam uzunluğu 5 metre olan bir arazi aracını İstanbul trafiğinde sürmek ise hiç yorgunluk yaratmıyor.

Defender, ülkemizde “110” diye adlandırılan, 2.0 litrelik turbo beslemeli 240 HP güç ve 430 Nm tork üreten motor kombinasyonu ile sunuluyor. 8 kademeli otomatik şanzıman ile gücünü yere aktarıyor. Performans anlamında motor 2.3 tonluk yapısına rağmen iyi iş başarıyor. Ayrıca gaza bastığınızda ise hoparlörden içeriye yapay bir ses veriyor. Motorun asıl başarısı yakıt tüketimi kısmında ortaya çıkıyor.  Bu iri ve heybetli gövdeyi yürütürken, sakin ve akıcı trafikte ortalama 9.5 Litre/100 km, şehir içi yoğun trafikte ise 10.5 Litre/100 km seviyelerinde bir yakıt tüketim değeri sunuyor. Fabrika yakıt tüketim değerinin karma kullanımda 7.6 Litre/100 km olarak belirtildiğini ve test süresince elde ettiğimiz değerlerin İstanbul kullanımı için başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Defender’ı ait olduğu yerde kullanmaya da çalıştık. Arazi koşullarında test tüketimimiz 11 Litre/100 km seviyesindeydi. Defender’da bulunduğunuz ortamın koşuluna göre modunuzu seçerek devam edebiliyorsunuz. Çok zorlu yol koşullarında korkularınızı bertaraf ediyor. Defender’ın su geçiş yüksekliğinin 90 cm, yerden yüksekliğinin 22 cm olduğunu da belirtelim.

İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth dahil olmak üzere tüm Kraliyet Ailesi’nin resmi araçları arasında yer alan Defender, David Beckham’dan Jamie Oliver’a, Richard Hammond’dan Paul McCartney’e, Steve McQueen’den Marilyn Monroe’ya kadar çok sayıda ünlünün direksiyonu başına geçtiği, efsane olmuş, olmaya da devam edecek bir araçtır.

Did you like this? Share it:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Instagram did not return a 200.

Bizi Takip Edin.